![]()
![]()
Annesi, İstanbul’a gittiği için kendisinden bir yaş küçük olan kardeşi Hasan’la artık Dadaruh’un yanından hiç ayrılmaz. Bu, babasının seyisi, yaşlı bir adamdır. En sevdikleri şey atlardır. Dadaruh’la birlikte onları suya götürmek, çıplak sırtlarına binmek, onlar için çok zevklidir.Torbalara arpa koymak, yemliklere ot doldurmak, gübreleri kaldırmak eğlenceli bir oyundan daha çok hoşlarına gider. Dadaruh eline kaşağıyı alıp işe başladı mı, tıkı… tık… tıkı… tık… tıpkı bir saat gibi… yerinde duramaz, bunu gören küçük çocuk ben de yapacağım! diye tutturur.
O vakit Dadaruh, onu Tosun’un sırtına koyar, eline kaşağıyı verir, ve Hasan tımar yapmaya başlar. Hasan'ın abisi Hasan'ı kıskanmaktadır. Hasan'ın abisi dayanamayıp bir gün dadaruh'dan izinsiz atları tımar etmeye başlar. At huysuzlanınca kaşağıda bir sorun var zanneder ve kaşağıya bakar. Kaşağının dişleri çok sivridir. Hasan'ın abisi gümüşe benzeyen kaşağıyı taşa sürtmeye başlar. Ve kaşağının dişleri eğrilir. Çocuk gider bir daha tımar yapmaya çalışır. At gene durmaz. Ve kaşağıyı yerine bırakıp gider. Sabah kalkınca Dadaruh atlara bakarken kaşağıyı farkeder. Ve hemen evin reisine haber verir. Evin babası gelir. Ve bunu kim yaptı diye sorar. İlk olarak Hsana'ın abisine yani büyük oğluna bakar. Çocuk hayır ben bişey yapmadım der. Ve babası Hasan'a sorar. Hasan'da hayır ben bişey yapmadım der. Ama Hasan ne derse desin babası Hasan'a inanmaz. Ve Hasan'a hem kaşağıyı ezdiği için hemde yalan sölediği için ceza verir. Ve Hasan'a tokat atar. Ama Hasan suçsuzdur. Babası Hasan'ın bundan sonra evde durup Pervin'le oturacağını söyler. Hasan suçsuz olduğu halde eve hapsolmuştur. Annesi geldiği halde Hasan'ın cezası bitmez. Ve aradan 1 yıl geçer. Annesi gene gider. Hasan bir gün hasta olur. Doktor çağırırlar. Doktor "kuşpalazı" der. Babası Hasan'ın başından hiç ayrılmaz. Hasan'ın abisi yaptıklarından pişmandır. Ve gidip babasına herşeyi anlatmaya karar verir. Pervin'e söler. Pervin şimdi yat yarın gideriz, der. Ama çocuk uyuyamaz gözlerini kapattığı an Hasan'ı görür. Hasan "iftiracı" diye bağırır. Uyuyamaz ve sabah kalkar. Hemen babasının yanına gider. Ama geç kalmıştır. Hasan ölmüştür. Çocuk ağlamaya başlar. O zavallı suçsuz kardeşi sabah ölmüştür...